5.04.2013

Farklı bir öğretim yöntemi...


Farklı öğretim yöntemlerinden en dikkatimi çeken yöntem, SOKRATİK YÖNTEM.Bu yöntemde öğrencilere cevaplar yerine, sorular verilir.Sorulan her sorunun cevabı başka bir soruyla verilir.Yani, her bir soru bir öncekinin cevabı olduğu gibi aynı zamanda cevaplanması gereken yeni bir sorudur. Aslında karşısındakine yeni bir şey öğretilmemekte sadece bilinen anımsatılmakta ve tekrar bulunmaktadır. Sınıfta aynı zamanda eğlenceli farklı bir etkinlik olabilir.

ADIMLARI:

Konunun ana temasını belirleyen genel amaç ve hedefler.
Çözümü aranan genel soru ve problemler.
İlgili alanda somut, deneysel tabanı oluşturan bilgi ve veriler.
Konuyu oluşturan bilgileri yorumlama ve değerlendirmede kullanılan düşünme biçimleri.
İlgili alandaki verileri organize etmeye yardımcı olan özel kavram ve terminolojiler.
İlgili konuda kabul edilen anahtar kabullenmeler ve ilkeler.
Belirli bir perspektiften ilgili alandaki ortak hedeflere ulaşmayı sağlayan genel bakış açısı ve görüş noktası.


Lise 1. sınıfta uygulanmış bir örnek uygulama:
SOKRATİK öğretim yöntemi


Öğretmen: 50 TL değerindeki bir bisikleti 5 TL’ ye alabileceğiniz teklif edildi. Bu durumda ne yapardınız?
Öğrenci: (Sınıftan bir öğrenci ortaya atılarak) "Satın alırdım" der.
Öğretmen: Peki, eğer (polis tarafından) yakalanırsan ne yapardın?
Öğrenci: Onu satın aldım deyip, polisi bisikleti satın aldığım kişiye gönderirdim.
Öğretmen: Tamam. Şu anda mahkemede olduğunu ve "bisikletin gerçekten çalıntı olduğunu bilmiyorum" dediğini varsay.
Öğrenci: Evet. Ben çalmadım.
Öğretmen: Fakat, bu söylediğin bir yalan olmayacak mı?
Öğrenci: Ama ben onu satın aldım. Onun için 5 TL para ödedim.
Öğretmen: Pekala, onun çalıntı olduğunu bilmiyor muydun? Yalnız şu anda tanık sandalyesinde oturduğunu da unutma.
Öğrenci: Bu durumda doğruyu (yani, bisikletin çalıntı olduğunu tahmin ettiğimi) söylemekten başka seçeneğim olmazdı.
Öğretmen: Tamam. Şimdi de, tanık sandalyesinde oturmadığını ve sadece polisin evine gelip, sana, "Bu bisikletin çalıntı olduğunu bilmiyor muydun?" diye sorduğunu düşünelim.
Öğrenci:  O anki şaşkınlıkla "bilmiyordum ' derim.
Öğretmen: Bunu söylemene ne neden oldu?
Öğrenci:  Hapse atılma korkusu.
Öğretmen: Hapse girme korkusundan dolayı polise yalan söylerdin, öyle mi? Peki, şu anda kendinin nasıl bir imaja sahip olduğunu düşünüyorsun?
Öğrenci: Doğruyu söylemek gerekirse, kendimi kişisel olarak küçük ve basit görüyorum.
Öğretmen: Fakat, bütün bu söylediklerine rağmen, o bisikleti satın aldın! (Sınıftaki bütün öğrenciler bu duruma gülerler ve öğrenci bu durumdan bir ders alır. Çünkü, kendisi hakkında sahip olduğu görüşü, düşüncesi veya imajı ile sergilediği davranış veya tercih ettiği seçenek arasında açık bir zıtlık söz konusudur.)