13.01.2016

Meslek Hocam Sitesi İçin Röportaj

Geçenlerde öğrencilerin meslek seçimi, puanlar, çalışma alanları vb. konularda yardımcı olmak adına röportajlar yapan meslekhocam.com sitesindeki röportajımı sizlerle paylaşacağım YGS sınavı yaklaşırken yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

meslek hocam


1-) Merhaba, Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümü hakkında sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
İsmim Özge ŞAHİN. 27 Aralık 1988 İstanbul doğumluyum. İstanbul da yaşıyorum. Kültür 2000 kolejinde Bilgisayar öğretmeni olarak çalışıyorum.
2-) Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri bölümü günümüzde bilinen bölümler arasında maalesef yer almıyor. Bu yüzden bize bölümünüzden bahsedebilir misiniz?
Tabi ki bahsederim. Benim bölümüm Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümü. Eğitim fakültesinin bir bölümüdür. YGS 1 puanı ile bu bölümü tercih edebilirler. Yüksek puanlı bir bölüm olduğu ve sanırım öğretmenlik öğrenciler için en son düşünülen meslek olduğundan, çok fazla tercih edilmiyor olsa gerek… Ben İstanbul Aydın Üniversitesin de tam burslu olarak okudum. 2010 YGS ek puanlı 431 puanım vardı ve sıralamam 724 idi.
3-) Herkesin okuduğu bölümü tercih etmesinde bazı sebepler vardır. Peki, sizin bu bölümü tercih etmenizdeki sebepler nelerdi? Ayrıca verdiğiniz bu karardan hiç pişmanlık duyduğunuz oldu mu?
Okuduğum okuldan da, mesleğimden de hiç pişmanlık duymadım. Tekrar okumam gerekse yine öğretmenlik okurum ama belki okul öncesi veya sınıf öğretmenliği okurdum. Ben çocuk yaşta kararını verenlerdenim. Geçenlerde ablamın anı defterini bulduk oraya bile ilkokuldayken öğretmen olacağım yazmışım. :) Ben üniversitede okurken öğretim görevlisi olmayı daha doğrusu hep öğretmen yetiştirmeyi hedefledim ve o doğrultuda hareket ettim. Mezun olduğumda Öğretim Görevlisi olarak çalıştım. Fakat istediğim hedefe ulaşabilmem için öncelikle yüksek lisans ve doktorayı tamamlamam, üstelik nitelikli bir öğretmen yetiştirebilmek için de birçok konuda tecrübe sahibi olmam gerekiyor. Örneğin sınıf yönetimi dersinde sınıf düzenini bozacak bir durumla karşılaştığınızda, ilk önce öğrenciyle göz teması kurmanız gerektiği öğretilir. Ancak kimse o göz teması kurulmasıyla birlikte öğrencinin biri ne bakıyorsun? Derse nasıl bir cevap vermelisiniz? Nasıl pozisyon almalısınız? anlatmaz. Ben öyle olmak istemiyorum. Ben tecrübeye son derece inanıyorum ve birikimli bir öğretim üyesi olma yolunda ilerliyorum hedefim bu yönde… Yani öğretmenliği isteyerek seçtim. Fakat branşımı sorarsanız ailem lisede meslek lisesi bilgisayar bölümüne gönderdiği için seçmiş bulundum.
4-) Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri mezunları hakkında genel olarak sadece öğretmenlik yapabilecekleri düşüncesi var. Peki, durum böyle mi yoksa çalışma alanları çok daha geniş mi?
Aslında teknolojinin ilerlemesiyle birlikte hayatın her alanında bilgisayar kullanılıyor. Ama tabi ki illa öğretmen olacaksın diye bir şey yok bölümde. Eğitim teknolojisi bölümünde çalışabilirler, materyal hazırlayabilirler (eğitim) web ve yazılım alt yapısını aldıkları okullarından sonra, kendilerini geliştirip web tasarımı, yazılımları yapabilirler, grafik bölümüne yönelebilirler… Çok geniş imkanlara sahip bir bölümdür aslında BÖTE…
5-) Yeni nesil maalesef teknolojiye bağımlı hale geldi diyebiliriz. Sizin bu konuda ki düşünceleriniz neler?
Aslında hepimiz ne yazık ki bir şeylere bağımlıyız. Burada önemli olan teknoloji adına konuşuyorum, bağımlılığı çok başka yerlere taşıyabilmek. Artık her türlü bilgiye ulaşmak çok kolay, her eğitimi bulmak, indirmek, izlemek, öğrenmek çok kolay… Burada öğretmenlere veya yönlendirenlere çok iş düşüyor… Bizim öğrencilerimizin en büyük sorunu henüz öğrenmeyi öğrenmiş olamamaları oysa ellerinin altında çok geniş ve çok faydalı imkanlar var Bence teknoloji kullanımı o kadar da ürkütücü bir şey değil…
6-) Üniversitelerde Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri bölümü öğrencilere verilen eğitimde bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsa bunlar neler olurdu?
Ben teknolojik alt yapısı gerçekten çok gelişmiş sağlam bir okuldan mezunum dolayısıyla her türlü aleti kullanma öğrenme imkanına sahip oldum. Örneğin akıllı tahtaların okullarda kullanımı başlamamışken bizler kullanmış öğrenmiştik. Dolayısıyla belki stajlar arttırılabilir başkada köklü bir değişim yapmazdım sanırım.
7-) Öğrencilik döneminde çoğu kişinin zorlandığı belli başlı dersler vardır. Peki, sizin eğitiminiz boyunca en çok zorlandığınız ders hangisi oldu?
Benim gerçekten bu konuda değişik komik bir geçmişim var. İlkokuldayken matematik dersim çok kötüydü. İlkokul ortaokul hep özel ders almakla geçti. Sonra nasıl olduysa lisede matematiğim düzeldi. Sonra matematiğim en iyi dersim oldu. Garip… İnsanları etiketlememeyi kendimden öğrendim öğrenci başarısızsa bir derste ilerde başarılı olmayacak diye bir kaide yokmuş demek ki.
😎 Bölümünüzden mezun olanlar genellikle devlet kadrosunda öğretmenliği tercih ediyor. Peki, bölümünüzün KPSS ile atanma durumu nedir?
Atama çok sıkıntı kontenjanlar az puanlar çok yüksek… Ama devlet de şartlar daha rahat ve özel sektörde ki gibi seni sevdim sen seneye de bizim okulda ol seni sevmedim hadi sen git gibi bir durum yok. Ama bana sorarsanız ben kendimi denemek için dahi  Kpss ye girmedim.
9-) Gelecekte bu bölümde okuyacak kişilere tecrübeleriniz doğrultusunda tavsiyeleriniz neler?
Bu bölüm için değil artık her bölüm için geçerli bir tavsiyem olabilir o da mutlaka okurken çalışmaları, staj yapmaları, projelere katılmaları, gönüllü çalışmalara katılmaları vb. gerçekten bir öğrenci ne kadar iyi bir okuldan mezun olursa olsun artık CV’sinde sadece diploması varsa iyi bir ortalamaya sahip olsa bile çok zor iş buluyor. Benim en büyük avantajım da bunlar oldu. Uzun zamandır yazdığım bir eğitim blogum, gönüllü çalışmalarım, ücretli yaptığım öğretmenlik ile doldurduğum CV sayesinde iş bulabildim. Bu zamanda gerçekten iş bulmak çok zor.
10-) Bölümü tercih edecek kişiler için bugünden daha önemlisi yarın. Peki, sizin bölümünüzün geleceği hakkında ki düşünceleriniz neler?
İşimin geleceği oldukça parlak öğrenciler STEM projelerini, Avrupa da ki çocuklara temel eğitimden önce algoritma ve kodlama çalışmalarını araştırsınlar. Gerçekten artık çocuklar kod yazıyor, web sitesi yapıyor, algoritma ile bakış açıları gelişiyor. Robotik kulüplerinde üretimi öğreniyorlar. Bilişim öğretmenleri artık okullarda fotokopi çekip, yazıcı arızası çözmüyorlar çok ciddi projeler ve gelişimler var… Bunlar ülkemizde tabletle eğitimle başladı ve değişip gelişiyor.
11-) İstanbul’da öğrencilik hayatınızı tamamladınız. Peki, İstanbul’da öğrenci olmanın sizin gözünüzde artı ve eksi yönleri neler?
Ben İstanbul da doğdum ve evet burada yaşıyorum eğitimimi de burada tamamladım. Ancak bana sorarsanız il dışından gelen çevreme de baktığımda diyebilirim ki, o hiç anlayamadığım kendi ayakları üstünde durmak deyimini, hayatını devam ettirebilmek için öğrenilmesi gereken her şeyi şimdi şimdi anlamaya başladım. Bence geç kaldım. Çünkü ben hiç yaşamımı devam ettirebilmek için bir sıkıntıya girmedim.
12-) İstanbul Aydın üniversitesinden mezun oldunuz. Peki, İstanbul Aydın üniversitesi gerek soysal imkanları gerek eğitim kalitesi ile beklentilerinizi karşıladı mı?
İstanbul Aydın Üniversitesindeyken yüksek bir ortalamaya sahiptim. YGS puanımda yüksek olduğu için yatay geçişe çok klişe bir düşünce yapısıyla (devlet mezunu olayım diye) Marmara Üniversitesine başvurmuştum ve kazandım. Kazanınca çok kararsız kaldım okulu gezmeye gittim içime sinmedi. Aydında ölçme değerlendirme dersime giren hocam Marmara Üniversitesi Bölüm başkanıydı ve bana hayır son senen desin gelme buraya demişti. Ve ben iyi ki onu dinlemişim ve Aydından mezun olmuşum. Gerçekten çok değerli hocalarım oldu. Miraç Özar’dan sanırım artık Aydında değil ama Eğitim Bilimlerine Giriş dersini aldığım için inanılmaz şanslıyım mesela… Örneğin etrafımda kimsenin bilmediği öğretmen kürsüsü nasıl bilgisayardan oluşur ben gördüm. Sosyal ve kültürel yönden çok zengindir Aydın. Şuan zaten benim mezun olduğumdan çok daha büyük bir kampüs alanına sahiptir bir gidip gezsinler derim.
13-) Tüm cevaplarınız için teşekkürler. Son olarak tecrübeleriniz doğrultusunda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?
Son olarak gerçekten böyle bakıldığında çok rahat bir şeylere sahip olunmuş o zorlu sınav yollarından geçilmemiş gibi görünüyor hiç o stresler olmamış gibi mesela… ama ne yazık ki hiçbir başarı öyle kolay elde edilmiyor. Ben çok ağladığımı, ygs sabahı sınava giremeyecek kadar kötü rahatsızlandığımı, sınavdan çıktıktan sonra ben sanırım bir şey yapamadım demelerimi paylaşmadım. Belki anlatılacak çok şey vardır, belki çok şey yoktur çünkü hepimizin başından bir takım zorluklar geçiyordur ama önemli olan ne biliyor musunuz başarmak için gerçekten istemek yeterliymiş ben bunu bilir bunu söylerim. :) sınava hazırlanan arkadaşlara şimdiden kolaylıklar ve başarılar diliyorum. Ve zaman ayırıp bu yazıları okuyorlarsa eğer, zaten onlar çoktan başardılar haberleri yok. :)