22.12.2016

SPHERO ile #renklendirkodlarini

Sphero


Üniversite yıllarımdan beri gönüllü yaptığım her işi çok keyif alarak yaptım. TEGV de yıllarca gönüllülük yaptım sonra çalışma, koşturmaca derken ne yazık ki gönüllü çalışmalara vakit bulamamaya başladım. Ben zaten genel olarak kendime bile vakit bulamıyorum ama neyse :) Yıllar sonra, geçen yıl ETP de sunum yapmaya gittiğimde TEGV de bizlere eğitim veren Aslı ile karşılaştık. Şimdi KAÇUV da Eğitim ve Gönüllü Koordinatörü olarak çalışıyormuş. Bizlere eğitim verdiği zamanda çok seviyordum kendisini hala da öyle tatlı bir insan :) Neyse daha sonra okulumuza bir kaç robotik cihaz satın alındı. Bunlardan en çok hoşuma giden Sphero'du. Hem oyun amaçlı hem de kodlama ile  kullanılabilen bu cihaz hakkında biraz araştırma yaptım ve karşıma bir kaç video çıktı. https://www.youtube.com/watch?v=obw31l-onFU sokakta Sphero app kullanarak boyama yapıyorlardı. Dedim tamam aradığım şeyi buldum. :) Çünkü ben bazen ders içerisinde de sonucunu alırken eğlenmediğim bir şeyler yapıyorsam sıkılabiliyorum. Dolayısıyla bana göre eğleniyorsan öğrenirsin! Buradan yola çıkarak önce kendi sınıflarıma uygulamayı yaptırdım ve çok eğlendiler. Onlar bu kadar eğlenince Aslıyla görüşüp bunu KAÇUV da da uygulayıp uygulayamayacağımızı sordum. Sağolsun benden çok heyecanlandı proje için. Hemen bir organizasyon yaptık. KAÇUV da ki öğrencileri sağlık açısından okulumuzda ağırlayamayacağımız için, başka bir çözüm bulmak zorunda kaldık. Aklımıza yapım aşamalarını videoya çekmek geldi. Ben öğrencilerimle önce bizim okulumuzda bu çalışmayı yaptım ve bu videoyu çektim https://www.youtube.com/watch?v=FZXODM5Z8UY Daha sonra KAÇUV a gidip bizim yaptığımız çalışmaları hediye edip, çalışmayı onlara da yaptırdım onu da buaradan izleyebilirsiniz :) https://www.youtube.com/watch?v=W80N0YX_97o

İşin sonunda o kadar huzurlu, mutlu hissediyorum ki kendimi iyi ki böyle bir çalışma yapmışım. İyi ki Aslı ile karşılaşmışız :)

27.11.2016

Hedefine Ulaşmak İstiyorsan "Zinciri Kırma"

zinciri kırma

Barış Özcan'ın Zinciri Kırma başlıklı videosunu izlemeyen gruptasınızdır belki diye ki 313B izlenmesi var ama ben yine de yönteme bayıldığım için sizinle paylaşmak istedim.
Bu aralar DIY hayatımıza girdiğinden beri ne güzelki sıkıcı ajandaların yerini keyifli organizer ajandalar aldı. To do listler (yapılacaklar) hayatımıza girdi. İnsanın günlük işlerini planlaması, aylık, yıllık yapacaklarını planlaması ve bu işler yapıldığında yanına koca bir tik atması çok zevkli... Tüm bu yapılanlar kendimizi motive etmek için ya da gerçekten yoğun iş hayatımızda bir şeyleri atlamayalım diye yapılıyor olabilir. Örneğin: benim bir defterim var her gün olmasada günlük işlerimi yazıyorum ve gün sonunda ertesi gün yapacaklarımı ve yapmak istediklerimi yazıyorum. Bir tür günlük hedef gibi yani... Ama geri dönüp baktığımda bu bana sadece günlük koşturmacam içerisinde yapacaklarımı unutmamamı sağlıyor. Peki ya genel hedeflerim? Hedeflerimizi belirleyip bu hedefi gerçekleştirmemiz için bir yoldan bahetti işte Barış Özcan. Zinciri Kırma. Kendinize her gün yapacağınız bir hedef belirleyin "her gün 10 dakika kitap okuyacağım" gibi ve duvarınıza ya da panonuza bir takvim asın. Her gün hedefinizi yapın ve o güne bir x koyun. Zinciri asla kırmayın ay sonunda takviminiz xxxxxxxx zinciri oluşturmuş olsun. Ben deneyeceğim. Belki siz de deneyip yorumlarınızı benimle paylaşmak istersiniz :) 1 Aralıkta başlayalım mı?

16.11.2016

Anaokulu hazırlık sınıfı 1. sınıf Oryantasyon

Geçenlerde anaokulu 5 yaş sınıfımızın oryantasyona başlayacağını öğrendim. 5 yaş denildiğinde aklıma temel kavramların öğrenilmesi ve oyun oynamak dışında pek bir şey gelmiyor. 5 yaş sınıfımla uzun zamandır yön bilgisi çalışmaları yapıyoruz. Sağ, sol, ileri geri kavramlarının bu yaşta oturmuş olması gelecek için bana avantaj sağlayacak diye düşünüyorum. Bu kavramları gösterirken SPHERO gerçekten bana çok yardımcı oldu. Eğer okullarınızda varsa anaokulu için kullanabilirsiniz. Neyse gelelim oryantasyona dediğim gibi ilk önce bilgisayarı tanıma, açma ve kapatma gibi temel bilgileri onlara verdikten sonra onların eğitici oyunlar oynamalarını istedim. Düşündüm aklıma güzel bir fikir geldi. Madem ben her sınıf seviyesinde kodlama gösteriyorum ve ortaokullara kod yazarak oyun yaptırıyorum o zaman artık benim öğrencilerim kardeşlerine oyun yapabilirler hem basit hem eğitici! Bu noktadan yola çıkarak önce düşünme çalışmaları ile başladık:

  1.  Pek çoğu okuma yazma bilmediğinden çok fazla yazılar veya klavyeden cevap alacağımız oyunlar yapmamalıyız.
  2. Demek ki bazı kavramları öğretmeye çalışırken hem yazılı hem de sesli ifadeler kullanmalıyız.
  3. Onların her şeyi öğrenmeye ihtiyacı var!
  4. Demek ki hayvanları tanıtmaktan, alfabeyi tanıtmaktan, ulaşım araçlarını tanıtmaktan, geometrik cisimleri tanıtmaktan başlayabiliriz.
  5. Peki bunlar çok küçükler acaba evlerinde sıkça gördükleri karakteri giydirme oyunları oynamak istemezler mi? Tabi ki isteyecekler. Demek ki bizim eğlenmeleri içinde oyunlar yapmamız gerekiyor.
Bunlara karar verdikten sonra başladık oyunlarımızı yapmaya. Henüz daha proje tamamlanmadı fakat daha şimdiden ortaya çok güzel şeyler çıktı. Dilerseniz bu linkten oryantasyon süreci veli sunumuma da ulaşabilirsiniz. Aşağıda ise öğrencilerin oyunları yaparken ki süreçlerini izleyebilirsiniz. Ve eğer oyunları ben de kendi anaokullarım da oynatmak istiyorum derseniz ozges@kultur.k12.tr adresinden benimle iletişime geçtikten sonra sizlerle proje tamamlandığında oyunlarımızı paylaşabilirim.

Kodlama


video

video

9.11.2016

Sektörden Sektöre IT Ajandası

CIO dergisi Kasım ayı konusu Sektörden Sektöre IT Ajandası:

CIO Dergisi
Sanal gerçeklik konusunda eksiklikleri olan sektörün, bu konu üzerinde yoğunlaşacağı öngörülüyor
Kültür2000 Koleji Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni Özge Şahin de Kültür2000 Koleji olarak en önemli hedeflerinin açtıkları İnovasyon Merkezi’nde yapılmaya başlanan eğitimlerin olumlu sonuçlarını almaya başlamak olduğunu ifade ediyor. “Gerek yarışmalar, gerek üretilen materyallerle öğrencilerin hayal güçlerinin zenginleşmesi önceliklerimiz arası... http://www.cio.com.tr/haber/dosya-konulari/sektorden-sektore-2017-it-ajandasi/

Cehalet En Kötüsü

Etrafıma bakıyorum böyle o kadar çok fikri olmadan fikir beyan edenlerle dolu ki. Etrafımı değiştirsem başka bir etrafta yine aynı şeyleri yaşamayacağımın garantisi de yok ne yazık ki. Ben anlamıyorum gerçekten insanlar neden her şeyi bilmek çabasında olurlar? Üstelik konuşurken hiç mi düşünülmez karşımda ki kişi ya bu konu hakkında bilgi sahibi ise diye? Ne yazık ki hem iş hem özel hayatta bu gibi insanlardan kaçış olmuyor. Ego mu acaba ben bilmiyorum demeyi engelleyen? Üstelik cahillik öyle bir nokta ki hem karşındaki insan için saygınlığını yitirmene neden oluyor hem de seni bilmediğin konu üzerinde daha da yanlış işler yapmaya sürüklüyor. Kendimi düşünüyorum baya baya düşünüyorum ama yani :) ben komik duruma düşmekten çok korkarım. Gerçekten birinin içinden yok artık ya bu kadar saçmalanmaz bu kadar cahillik olamaz demesi sonumu getirir herhalde. Ben kendi uzmanlık alanımda her gün araştırmalarımı yaparım. Sağolsun internet bu konuda leb-i derya fakat gerçekten o kadar çok bilgi ve hatta o kadar çok yanlış bilgi etrafta dolanıyor ki gerçekten biliyorum demek için bile insan iki gere düşünüyor. Bir de bu şeyler var hiç karşılaştınız mı? Twitterdan ondan bundan gördükleriyle konunun uzamanı gibi davrananlar. Sosyal medya uzmanı bunlar. :) O yazdıysa doğrudur ben bunu bir ortamda bilmiş bilmiş satarımcılar bunlar. Kavramlara, hiyerarşiye bu kadar uzak insanlara gerçekten inanamıyorum ben ama ne yapacaksın yaşamak için onlara da saygı duyuyorsun onlarda kendilerinin doğru olduklarını sanarcasına yaşayıp gidiyorlar.

Bu yazının özeti şudur ki siz siz olun makamınız her ne olursa olsun bir konu hakkında yorum yapmadan o konuyu gerçekten araştırın. Baktınız gerçekten anlamıyorsunuz bırakın o işi de uzamanı yapsın. Siz zaten her işi yapamayacağınız için bu işçileri istihdam etmediniz mi? :)

4.11.2016

Kendi Kendinizi Motive Etmenin Yolları

Dün kendimle ilgili yeterince eleştiride bulunduktan sonra bugün de kendi kendimizi nasıl motive ederiz bunlardan bahsedeceğim. Bilimsel hiçbir yanı yok ben sadece bende ne işe yarıyorss onu yazmaya çalışacağım.

  1. Ev ile işi birbirinden ayırın. Gerçekten çok klişe gelmiş olabilir ama bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi eve geldiğinizde hala işinizle ilgili bir şeyler düşüyor olarak buluyorsanız kendinizi "istemsiz" ne yazık ki her şey o noktada başlıyor. Asla eve geldiğiniz halde dinlenemiyorsunuz. Bedeniniz yorgun olmasa da kendinizi sürekli yorgun hissediyorsunuz. Bu nedenle eğer evli değilseniz, çocuğunuz yoksa o zaman youtubedan ilgi alanlarınızla ilgili bir şeyler izleyin. DIY videolarına ben bayılıyorum mesela. İzledikçe rahatlıyorum. TED videoları izleyip bambaşka konularda kendinizi de geliştirebilirsiniz. Böylece hem iş düşüncesinden uzaklaşmış, hem dinlemiş, hem de öğrenmiş olursunuz. Ben ne yazık ki işten sonra çok fazla dışarıda vakit geçirmediğim için evde bazı yöntemler bulmak zorunda kalıyorum. Fakat siz işten sonra vakit ayırabiliyorsanız bence en önemlisi sosyalleşsin. İş yoğunluğundan arkadaşlarınıza vakit ayıramama bahanelerini üretmeyin. Emin olun işten sonra farklı mekanlarda oturmak ve sohbet etmek her şeyden çok daha iyi gelecektir.
  2. Müzik zevkinizi değiştirin. Dinlendiren müzikler sayesinde hem siz hem de beyniniz dinlenecektir. Evde mumlarınızı yakıp hafif dinlendirici müzikler dinleyip uzanmak sizi çok fazla rahatlatacaktır.
  3. Asla takılı kalmayın. Hayatta gerçekten bağımlısı veya takıntılı olduğumuz şeyler yüzünden çoğu şeye geç kalıyoruz. Siz ne yapmak istiyorsanız onu yapın. Kimseye ve hiçbir şeye bağlı olmak zorunda değilsiniz. Önemli olan sizsiniz. Sizin yapmak ve olmak istedikleriniz. Bu nedenle takıntılı hallerden olabildiğince uzaklaşmak sizi motive edecektir.
  4. Sürekli eleştiri yapmayın. Etrafınızdaki her şeyi eleştirmek bir süre sonra sizde depresif haller oluşturmaya ve her şeyi eleştirmek zorundaymışsınız gibi bir hissiyat oluşturmaya başlayacaktır. İnsanları eleştirmek yerine daha çok dinleyici olmak sizi hayatta daha az yoracaktır.
  5. Yavaşlayın, yavaşlatın. Eğer her şeyin çok hızlı ilerlediğini, zamanın su gibi aktığını hissediyor ve geriye dönüp baktığınızda kendinizi bu süreyi boşa harcamış olarak görüyorsanız eğer, hayatı yavaşlatamıyorsunuz demektir. Bazı zamanlarda biraz durmak, yaşadığınız yer ve anı daha farkında olarak yaşamak sizi rahatlatacaktır.

3.11.2016

Servis Şöförümüz Gibi Oldum...

Yorgunluk

Aslında mesleki tükenmişlikle ilgili çok fazla yazı makale bulunmasına rağmen bence en güzel kaynak insanın çevresinden gözlemledikleridir. Bir kurumda özel veya devlet çalışan kişilerin çoğunluğunun yüzünün asık, mutsuz, işini sırf maaş için yapıyor olması mesleki tükenmişliğin göstergesi olabileceği gibi çalışılan yerin yönetimsel sıkıntılarından da kaynaklanabilir. 

Bu genele vurduğum girişten sonra uzun zamandır yazmadığım uslubum ve öz eleştirimle karşınızdayım :) Bir süredir kendimi sürekli yorgun, bitkin, her an hastalanacakmış gibi hissediyorum. Her gün bir önceki gün aynısı yok yok yada şöyle söylesem daha doğru olacak sanırım hergün bir sonraki gün gibi :) ben sanki günlerimi bir türlü bitiremiyorum. İşe gidiyorum, çıkıyorum, yüksek lisansa gidiyorum, eve geliyorum, kafamda bir sonraki günün işlerini kurgulayarak uykuya dalıyorum veya kaliteli bir uyku uyuyamadan sonraki günlere devam ediyorum. Bu arada bloguma yeni rast geldiyseniz yeni okuyorsanız bilin istedim okuduğunuz blogger ilkokul 2. Sınıftan beri sadece öğretmen olmak isteyen, işine aşık, yine hayata gelse yine eğitimci olurum diyen biri... Fakat bir yanlışlık var bu işte... İşimi bu kadar sever bu kadar çaba gösterirken başarılı olmak için neden sürekli kendimi yakınırken buluyorum? Üstelik gerçekten dikkat ediyorum biri işte halimi hatrımı sorduğunda çok yoğunum dememek için. Neyse geçen gün bir karar aldım. Nasıl aldığıma gelicek olursak başlıktanda anlaşılcağı gibi bir servis şöförümüz var ben ön koltukta oturuyorum. Her sabah trafikte sürekli ofluyor, sürekli yumruğunu direksiyona vuruyor derken ben daha işe varamadan stesle güne başlıyorum. Sonra bir durup düşündüm dedim senin ondan farkın ne? Sende arkadaşlarına işinden bahsederken demiyormusun çok yoğun, yoruldum, çok erken uyanıyorum, geç eve gidiyorum diye? Belki onlarda senden yorulmuştur kim bilir? Bu işte bir tezatlık var çünkü her gün sağlıklı olduğuma duacıyken bu işi yaptığım için, olmak istediğim yerde olmak istediğim pozisyonda olduğum için de duacı değilmiyim ben? Artık karar verdim. Sanırım her ne sebeple olursa olsun yakınmak alışkanlık yapıyor. Biri artık bana nasıl gidiyor dediğinde çok güzel, sevdiğim bir çok işi bir arada yapma şansına sahibim ve çok mutlu olduğum bir iş çevrem var diyeceğim :)) Peki kaç kişi gerçekten içten bu cümleyi işi için kurabiliyor? Peki siz karar verdiğiniz halde hala yakınıyor ve gerçekten sevmediğiniz işi yapıyorsanız harekete geçmek için neden bekliyorsunuz? Harekete geçmek için gerçekten sahip olmanız gerekenler nelerdir hiç düşündünüz mü? Hadi düşünün. Mutlu bir iş, mutlu bir özel hayatı, mutlu bir hayat, sağlıklı bir yaşamı beraberinde getiriyor. Şimdi Bir yerden başlayın...

27.10.2016

elimkolum.com İLE ARADIĞINIZ ÖĞRENCİ KOÇU EVİNİZDE…

elimkolum.com

Okullar açıldı… Çocuklarla beraber ebeveynlerin de telaşı tabii ki… Okul derslerine destek arayan ve çocukların gelişim süresine katkıda bulunmak arzusundaki aileler onlara hem arkadaş gibi yaklaşacak, hem yardımcı olacak, gözleri arkada kalmadan bırakabilecekleri doğru eğitmeni bulabilmek için günler hatta aylar harcanır.
Çocukların akademik ve sosyal becerilerine destek olmak için başarılı üniversite öğrencileri ve genç mezunlarla vealanlarında uzmanlaşmış eğitmenler ile güvenli özel ders hizmeti sunan elimkolum.com, hayatımızın en değerli varlıkları çocuklarımızı emanet edebileceğimiz güvenilir, tecrübeli ve işinde uzman eğitmen kadrosu ile hayatımızı kolaylaştırıyor…
Çocuklarının okul derslerine destek arayan vegelişim sürecine katkıda bulunmak arzusundaki aileler için yenilikçi bir ekosistem olan elimkolum.com, gerek tüm okul dersleri, gerek kişisel gelişim için her yaşta kişinin arayabileceği yabancı dil, müzik eğitimi, spor ve yoga eğitimi gibi birçok konuda destek veren öğrenci koçları ile  çocuğun rahat edeceği, kendini güvende hissedeceği sosyal ortamında yani kendi evindeözel ders hizmeti sunuyor.
Eğitmenlerin yüz yüze görüşmelerle değerlendirildiği ve denetlenebilir bir sistem olan elimkolum.com, başarılı üniversite öğrencileri ve genç mezunlarla okul çağındaki çocukları veya kişisel gelişim için destek arayanları ihtiyaç, istek ve yetenekleri çerçevesinde buluşturuyor. Böylece ailelerin doğru eğitmeni bulmaları şansa kalmıyor. 
Yenilikçi çalışma modeli ile elimkolum.com,  eğitim ve öğretim tutkunu bir misyonla,  okuldaki başarıyı yükseltmek için; matematik, fen bilgisi, fizik, kimya, Türkçe, yabancı diller, tüm ilk, orta ve lise öğrenim dersleri, ödev ve proje desteği, müzik, spor, yoga ve okul öncesi çocuklar için oyun ablası gibi birçok konuda öğrencinin ayağına destek götürüyor.
Kendi alanlarında uzman genç kadrosu ile hem sizin hem de çocuklarınızın hayatında kolaylıklar sağlamak, sizlere rahat bir nefes aldırmak için hizmet veren elimkolum.com ile ilgili ayrıntılı bilgi için 0212 708 66 96 / 0539 505 54 numaralardan 7/24 ulaşabilirsiniz.

25.10.2016

Az bilen Çok bilenden Çok konuşur...

liderlik


Herkesin ağzında bir inovasyon kelimesi, herkesin ağzında liderlik, yöneticilik kavramları alıp başını gitmiş durumda. Çok eski zamanlardan bu günlere kadar bu kavramlar üzerine çalışmalar yapılmış ve liderlerin özellikleri, yönetim şekilleri hakkında oldukça fazla fikir ortaya çıkmıştır.

Bölümüm dolayısıyla ben sürekli değişen teknolojiyi takip etmek, ayak uydurmaya çalışmak zorundayım. Fakat teknoloji ile ilgili iş yapan herkes aynı zamanda "inovatif" insan mıdır? İnovasyon olması için teknoloji şart mıdır? Türkiye de ne yazık ki bu kavramlar bilinmemekle birlikte "az bilen çok bilenden çok konuşur" mantığıyla parası olan teknolojik araçlar alıyor inovasyon yapmış oluyor.

Öncelikle liderlik kavramına bakıldığında günümüzde liderlik artık otorite değildir. Liderlik bir satü ya da konum değildir. Liderlik liderlik ettiği topluluğa hitap edebilen onların ihtiyaçlarına duyarlı olan astların mevkilerine güvenen onlarla işbirliği içinde olan kişilerdir. Liderlik yapmak istediğini yaptırmaya çalışan kavramı olmaktan makine insan kavramının son bulduğu yerde son bulmuştur. Yaptırabilme yaklaşımındansa insanlarda etki oluşturup değişim ve gelişimin sağlanmasına yardımcı olmak daha akılcıl bir yaklaşımdır.

inovasyon


İnovasyon sürecide, kurumlarda oldukça ilgi gören olması istenilen fakat gerçekleşmesinin uzun zamanlar alabileceği kabul edilmeyen bir durumdur. İnovasyon öncelikle tüm kurum içerisine yansıtılması gereken benimsetilmesi hissedilmesi gereken bir süreçtir. Bu bağlamda gerçek liderlerin bu süreç için öncülük etmesi yaptırımdan çok içselleştirme aşamalarında astlara yardımcı olması gerekmektedir. Peki İnovasyon için teknoloji şart mıdır?  Tabi ki hayır. İnovasyon için teknoloji önemli bir araç tabi ki olabilir fakat asla amaç değildir. Üstelik inovasyon yoktan var etmek de değildir.

Özellikle öğretmenleri piyasanın rekabetinden kaynaklanan ve bu piyasadan pay kapmaya çalışan lider olmayan yöneticilerin en azından gelişimin ve yaratıcılığın gerçekleşmesi için tek adamın yeterli olmadığını fark etmesi, astlara güvenmesi, iş birliği içinde olması dikey yönetim şeklini ortadan kaldırması, yapılanmaya önem vermesi, iş bölümlerinin uygun ayarlanması, kişilere uzmanlık alanları dışında ast sayısının eksikliğini gidermeden iş yüklemeye çalışmaması büyük ölçüde sorunları çözecektir.






18.10.2016

Avrupa Kod Haftası

Avrupa kod haftası

Teknolojinin her geçen gün etkisinin ve öneminin arttığı bir dönemde yaşamanın en zorlu yanı da bu değişim ve hızlı gelişime ayak uydurmakta zorluk çekmemizdir. Çocukların özellikle dünyada ki bu hızlı gelişime daha rahat ayak uydurmalarını sağlamak ve onlara bunu ders veya güç bir durum gibi yansıtmamak amacıyla yapılan bu güzel kodlama çalışmaları yani oyun gibi kodlamak onların en büyük şansı. Tabi sadece küçükler değil her yaştan kişinin yapması gereken hem eğlendiren hem de farklı düşünme becerilerinin kazandırılmasını sağlayan bu etkinlikler artmalı ve daha verimli hale getirilmeli en önemlisi de daha geniş kitlelere yayılması sağlanmalı. Avrupa kod haftası bu yıl 15-23 Ekim arasında kutlanıyor. Bende öğrencilerimle bu tarz çalışmalar yaparak hem kendim çok eğleniyorum hem de onların eğlenirken "fark etmeden" öğreniyor oluşları beni çok mutlu ediyor. Sadece Avrupa kod haftasında değil istediğiniz zaman aşağıdaki linke tıklayıp üye olduktan sonra istediğiniz bir zaman aralığında bu etkinlikleri gerçekleştirip bir de sertifika sahibi olabilirsiniz.


Avrupa kod haftası

Avrupa kod haftası

Avrupa kod haftası

Avrupa kod haftası

5.10.2016

Eğitimde En İyiler Oylama Zamanı

Classloom

Uzun zamandır kendi fikirlerimden ve çeşitli eğitim haberlerinden oluşturduğum blogum ve öğrencilerimle birlikte oluşturduğumuz öğrenme günlükleri sayesinde aslında ben kendi açımdan baktığımda mutluluk verici sonuçlara ulaştım. Blog yazmak benim için hep hobi oldu ve hepte öyle olmaya devam edecek. Şimdi blogum sevdiğim bir platformun Eğitimde En İyiler yarışmasının Yılın Eğitim Yazarı ve Blogger’ı olarak boy göstermekte :) Destekleyeceğinizi bilmekle beraber en iyi eğitim yazısı ben yazarım diye bir çekişmeye girmek bana yanlış geliyor. Fakat bu tarz çalışmalarla etraftaki kişileri bu yönde yaptıkları çalışmalarını yazıya dökmeleri için heveslendirmek açısından örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. Özellikle kendi öğrencilerim için. Çünkü biz bunun için çok emek harcadık. Destekleriniz için şimdiden teşekkürler :) Jüri yorumlarımda bir o kadar değerli ve destekleyici olmuş. Bir kez de onlara buradan teşekkür etmiş olayım... Eğitimin daha çok konuşulduğu bir o kadar da güzel örneklerin ortaya çıktığını görmek ve okumak üzere....

Oy vermek için: http://basvuru.egitimdeeniyiler.com/home?finalist=uonjbav3djtji80z

4.10.2016

DigitalTalks

DigitalTalks



4 Ekim 2016 - Salı

Çocuklar Neden Teknolojiye Bağımlıdır?
Dr. Özgür Bolat; Akademisyen, Köşe Yazarı

Eğitimin Geleceği & Alternatif Eğitim Uygulamaları
Alp Köksal; KhanAcademy Türkiye Direktörü
Emre Fırat; Özel Amerikan Robert Lisesi Matematik Öğretmeni

18 Ekim 2016 - Salı

Dijital Dönüşüm Farklı Endüstrileri Nasıl Etkiliyor?
Cavit Yantaç; Microsoft Türkiye Yazılım Geliştirme Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı

Dijitalleşen Dünyada Liderlik Yolculuğu & Kariyer Yönetimi
Burcu Bıçakçı Ersoy; Egon Zehnder, Danışman – Teknoloji Sektör Lideri

1 Kasım 2016 - Salı

E-ticaretin Türkiye'deki Dönüşümü & Pazarlama Dinamikleri
Özgür Doğan; Hepsiburada.com, Pazarlama Grup Başkanı

Dönüşen Perakende
Mustafa Bartın; Migros, Yurt Dışı Operasyonları & Toptan Satış & E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı

15 Kasım 2016 - Salı

Bir Markanın Dijitalleşme Hikayesi: PepsiCo
Gizem Turan; PepsiCo, Kıdemli Pazarlama Müdürü
Caner Yörükoğlu; PepsiCo, Dijital Pazarlama Müdürü

Genç Pazarlamacılara ve Girişimcilere Öneriler
Caner Tunaman; Reckitt Benckiser Global Kurucu Ortağı & Türkiye Başkanı



Alıntıdır. http://www.digitaltalks.org/

FORM VE ANKET (GOOGLE FORMLAR)

Öğrencilerinizle anket hazırlamak, dersleriniz için dönüt almak vb. amaçlar için https://docs.google.com/forms sitesine girerek çok kolay formlar hazırlayabilirsiniz.
Google anket














Seçenek ve soruya resim ekleyerek çoktan seçmeli algı vb. testleri de hazırlayabilirsiniz.

23.09.2016

CERTIFICATE MAGİC

Okulların açıldığı şu günlerde öğrencilerinize birbirinden eğlenceli sertifikalar hazırlamak için:
Üyelik gerektirmeden öğrencilerinize sertifikalar hazırlamanız için yapılmış bu siteye girdiğinizde http://www.certificatemagic.com/ karşınıza aşağıdaki gibi bir sayfa gelecektir. Bu kısımdan istediğiniz sertifika şablonunu seçerek başlayabilirsiniz.
CERTIFICATE MAGİC















Sertifika şablonunu seçtikten sonra aşağıdaki gibi yazılı alanları istediğiniz gibi düzenleyerek bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
CERTIFICATE MAGİC


21.09.2016

PADLET İLE WEB ÜZERİNDEN MANTAR PANO

Sınıfınızda akıllı tahtanız varsa çok güzel bir dijital mantar panoya sahip olabilirsiniz. bunun için yapmanız gereken:
https://tr.padlet.com/ adresine girdikten sonra basit bir ara yüz sizleri karşılayacaktır. Kayıt olup oturum açtıktan sonra yeni Padlet’e basarak duvarınızı oluşturmaya başlayabilirsiniz.
padlet

Paylaş kısmının yanındaki işarete tıkladıktan sonra yan panelde açılan kısımdan panonuzun nasıl görmesini istediğinize karar verebilirsiniz. Tüm bu işlemler bittikten sonra + işaretine tıklayarak resim, yazı, video, ses kaydı gibi paylaşımlarda bulunabilirsiniz. İsterseniz linki öğrencilerinizle paylaşıp oluşturduğunuz panoya yeni paylaşımlar yapılmasını sağlayabilirsiniz.
padlet


2.09.2016

Okullar Başlıyor

okullar açılıyor

Okulların artık her yönden eğitim öğretim yılına başlamak için son hazırlıklarını yaptığı bu günlerde umarım herkes benim kadar heyecanlıdır. :) Okulların başlaması demek yepyeni pırıl pırıl öğrencilerden oluşan sınıfa adım atma heycanı demek. Tanışmak, gerçekten tanımak demek... Ben her yıl başlarken aynı heyecanı yaşıyorum üstelik bu heyecanımın sadece yeni öğrenciler ile karşılaşmaktan ötürü olduğunu düşünmüyorum. Her yıl başlarken ben de kendimi yenilemiş oluyorum. Her türlü yeni girişim için, projeler için heyecanlanıyorum. Çok net ve önemli noktalar dışında içeriklerimi mutlaka geliştirmiş, farklılaştırmış, yenilikler katmış oluyorum. Her yıl her aynı konu geldiğinde aynı espiriyi yapan öğretmenlerden değilim yani... :) Bu noktada eğitim ve sonra da tecrübe gerçekten çok önemli. Zaman geçtikçe öğrencilere tek taraflı eğitim vermek yerine araştırmacı bir nesil yetiştirmenin, liderlik etmenin, geliştiricisi olmanın onlara daha faydalı olduğunu düşünüyorum ve yolumu bu yönde çiziyorum. Çok güzel geleneklerimiz var evet mesleğim bu olsada çocukların teknoloji içinde boğulmasına çok karşıyım fakat aynı zamanda da gerçekçiyim. Bu çocukların bizlerden, bizlerin öğretmenlerinden farklı olduğunu kabul ediyorum. Bu nesilin teknolojinin içine doğduğunu kabul ediyor ve bunu en verimli şekilde kullanmalarını sağlamak, gelecekte geçmiş kalmamaları için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Ve umuyorum siz de eldeki imkanları sırf öğrencilerin teknolojik aletlerin başında uzun vakitler geçirmesinden rahatsızsınız diye kullanmayanlardan değilsinizdir. Ve umarım siz de tatilden dinlemiş ve heyecanla dönenlerdensinizdir. Herkese başarılı, bol eğlenceli bir eğitim öğretim yılı diliyorum. Kapanışı kendi 1. Sınıfa yeni başlayacak olan minicik öğrencilerime hazırlamış olduğum video ile yapıyorum. :) İyi seyirler...



28.08.2016

Kıskançlık ve nefret duygusu

Animasyonu izlediğimde aklıma önce çocuklarını yarıştıran aileler geldi. Bak ablan ne güzel çalışıyor. Bak kardeşinin karnesine bir de senin karnene bak... Başarıyı her alanda kıskanan birileri vardır. Fakat kıskançlık ve nefret duygusunun bizi ele alışı hayatımıza nasıl yansır acaba? Bize bu duyguların getirisi ne olabilir?

9.08.2016

Geleceği Yazanlar

Geleceği Yazanlar


Turkcell Geleceği Yazanlar sitesinin eğitim ve sınavları gerçekten çok faydalı. Eğer sizinde web tasarımı ve mobil yazılımına karşı ilginiz varsa mutlaka bir bakmalısınız. Üstelik turkcell hattına gerek yok mail adresiniz ile çok kolay üye olup eğitime başlayabilirsiniz. Şimdiden kolay gelsin :)




Geleceği Yazanlar





Başarısızız Efendim

Olimipiyat

Okçuluk, yüzme, artistik jimnastik, atçılık, güreş, yelken...

Henüz madalya kazanan olmadı. Aslında bu yazının temeli başarısız sporcularımız değil. Neden olunmuyor sorusuna cevap aramak.Okullar, kulüpler??? Spor, sanat, müzik???

Aile, devlet desteklemiyor.
Kafamız çok karışık...

Çocukların erken yaşta keşfedilmesini sağlayan bir devlet politikası olmaması, okulların spor olanaklarının yeterli olmaması, her öğrencinin özel okullara gidememesi, yeterli sayıda bu alanlarda başarılı öğrencilere burs olanağı tanınmaması, bunun bir hayat felsefesi olduğunun bilincinde olunmaması...
Belki de devlet olarak nedense hep daha önemli uğraş verdiğimiz sorunlarımızın olması, gelişmemişlik...

İşin özü eğitim sistemimize mi geldi yine yani şimdi? Geldi ne yazık ki. Bu eğitim sistemiyle okullar imkanda sağlasa, spor için gereken disiplini sağlamak adına çalışmalar yapmak neredeyse imkansız. Maddi olanaklar, okullara girebilmek için karşınıza çıkan sınavlar, müfredat ve öğrenilmiş çaresizlik.

Başarısızız efendim... Etrafıma bakıyorum da kimse de başarı bekler hatta belki daha acısı merak eder bile değil.

Oysa bayrağımızın dalgalandırılmasının son derece önem arz ettiği günler yaşıyoruz...

Düzen değişsin artık. Çabamız başarılı olmak, adımızın başarılarla anılması olsun. Zor mu?


29.07.2016

10. Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu

16 – 18 Mayıs 2016 tarihlerinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesinde düzenlenmiş olan 10. Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumunda yapmış olduğum bildiri sunumun tam metnine alttaki linkin 933. sayfasından ulaşabilirsiniz.





10. Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu

Yarını Kodlayanlar Eğitmenlerini arıyor

Kodlamanın iyice önem kazandığı şu son günlerde kendimde başvurduğum Habitat Yarını kodlayanlar eğitmen eğitiminden bahsedeceğim. Eğer 15-30 yaş aralığındaysanız bir proje içerisinde yer almak istiyorsanız. Scratch öğrenmek istiyorsanız en önemlisi çocukların bu yönde yetiştirilmesine katkım olsun diyorsanız mutlaka başvurmalısınız. Kontenjan 25 kişi ve eğitim yeri Kuşadası.


18-21 Ağustosta bu eğitimi alabilirim diyorsanız hemen başvurun: https://form.jotformeu.com/62034642098354



Yarını Kodlayanlar


Kaynak: http://habitatdernegi.org/yarini-kodlayanlar-egitmen-basvurulari.html/

25.07.2016

Samimi Bir Soru


Son günlerde ülkece yaşadığımız talihsiz kötü olaylar için çok üzgün, endişeli, korku dolu olduğumu belirterek aklıma takılan bir şeyleri yazmak daha doğrusu sorgulamak istiyorum.

Yaşadığımız bu olaylar sıcaklığını korurken soru işaretlerini de beraberinde getirmiş, üstelik bu durum eğitim içinde geçerli olmuştur.

2010 yılında YGS ye girdim. 724. oldum 431,950 puan aldım. İstanbul Aydın Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojilerini tam burslu olarak kazandım. 8. tercihime yerleştim. Şimdi tüm sınav sorularının birilerine verildiği, bir şeyler yapıldığı, torpil olduğu bu kadar alelade konuşulurken, üstelik benim girdiğim sene tüm puanlar sıfırlanmıştı. 500lük sisteme geçiş yapılmıştı. Biz puanları bilmeden tercih yaptık vs. Ben şimdi netlerimi yazıyorum tüm yılların puan hesaplama motorlarına benden sonraki senelerin hepsinde yaptığım netler ile Boğziçi dışındaki tüm okullara tavan puandan giriş yapıyorum aynı bölümüme.

Şimdi bu nasıl bir çelişkidir? Bu durumda yapılması gereken nedir? Benim gibi mağdur olmuş bu veya başka sınavlarda (kpss,lys vb.) kaç kişi vardır? Bu hak yemek değil midir?

Bilen ya da fikri olan yazsın...

14.07.2016

Viyana Günlüğü-3 (Sunumum)

Evet beklenen gün geldi. Geldiği gibi de bitti galiba. Hızlı geçti gerçekten. Bugün okuldan başka hiçbir şey yapmadım Viyana'da. Sunumlar güzeldi. Aralarda kendi sunumuma çalıştım kaçamak yapıp :)

INTE

Sunum da çok güzel geçti herkes çok beğenerek dinledi. 1 soru geldi sadece uygulama ile ilgili o da günlüğün özel olması gerektiğini düşündüğü ve teknolojinin endişe verici bir boyutta olduğunu söyledi.

Aslında oldukça haklı bu konuda teknoloji kullanımı her an her yerde fakat benim de amacım zaten bu uygulamada madem teknolojiden kurtaramıyoruz çocukları bari resimleri like etmektense birbirlerinin ilgi alanlarını okusunlar öğrenmelerine baksınlar biri bir diğerinin okuduğu kitabı merak etsin alsın okusun bu gibi bir sosyal medya kullanıcılığı yaratmaktı. Fazlasıyla da yarattığımı gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

INTE

INTE

INTE













Viyana Günlüğü Ek :) (Sunum)

Herkese 2. konferans gününden merhaba. Bugün neler yaptığımı anlatmadan önce sunumumu paylaşmak istedim. Belki size faydalı olur. Saat 17:00- 18:00 arası gözüküyor sunumum sanırım 17:30 da sunumu yapmış belgemi almış ve otele dönüyor olmuş olacağım gün sonunda tekrar bugünü anlatan bir yazı yazacağım :) Herkese iyi günler.


13.07.2016

Viyana (Vien) Günlüğü-1 (INTE Conference)

Herkese Viyana'dan merhaba :) Bilindiği üzere biliniyor mu bilmiyorum gerçi ama Viyana da INTE yani Eğitimde Yeni Ufuklar Uluslararası Konferansı bugün itibari ile başladı. Bende sizlere gün gün neler yaptığımızdan bahsedeceğim. Bu yazım öncelikle umarım değerli öğretmenlerimize yol gösterici olur da onlarda böyle konferanslara katılım gösterirler. Artık sima olarak ben tanındığım için konferanslarda garipsenmiyor fakat hala sizinle tanışan bir kişi hangi üniversite hocam diye soruyorlar. Konferanslar sadece akademisyenler için değil arkadaşlar. Yazın paylaşın gelin konferanslarda sunumlarınızı yapın.

Ben Viyana'ya 12.07.2016 tarihinde saat 20:00 gibi geldim. Konferans boyunca iletişimde bulunduğumuz organizasyonla ilgili kişiye daha önce hava alanından otele ulaşım talep ettiğimi bildirdiğim için uçaktan indiğimde karşılandım. Otele kadar bıraktılar. Dolayısıyla ulaşım konusunda çok rahattım. Otele geç saatte vardığım için  12 temmuz öylece geçti.
Viyana

Viyana

13.07.2016 yani bugün sabah kalktım 7 gibi saat 8.30 da Viyana Teknik Üniversitesindeydim. Metro ile ulaşım çok rahat ben 1 haftalık bilet aldım sanırım 16 euro ödedim. Biraz fazla pahalı daha sonra pişman oldum ama neyse... Metroda dediğim gibi kaybolma ihtimaliniz yok her yere ulaşım var üstelik çok düzenli.

Viyana













Viyana










Viyana








Üniversitenin kütüphane kısmında yapılıyor sunumlar. Kayıt olup Keynotlardan sonra ben otele geri döndüm. Otelime yakın alışveriş caddesi olduğunu biliyordum. 
Viyana

Viyana

Viyana

Viyana

Viyana

Viyana

Viyana

Eşyalarımı bırakıp orayı gezmeye gittim (Mariahilferstraße).


Viyana

video


video



video


11.07.2016

Augmented Reality (Pokemon Go)

Pokemon Go

Her yeni çıkana olan ilgimizin en üst seviyelerde olduğu bir çırpıda hayatımızın her alanına aldığımız bir çırpıda da kenara attığımız şeylere bir yenisini daha eklemiş bulunuyoruz hayırlı uğurlu olsun :) 

Şu sıralar her yerde okumaya başladığımız dünyada büyük ilgi gören ülkemizde de henüz resmi olarak indirilmeye sunulmayan bu oyunu apk sürümleri ile oynayabilirsiniz.

Augmented Reality; uygulamalarının temel mantığı gerçek görüntüyü ekranlara aktarıp üzerine dijital tabakalar ekleyerek bilgilendirici veya eğlendirici görüntü çıktısı almak. Bunun üzerine sesli çıktı ve GPS konumu gibi ek özellikler de kullanımı çeşitlendiriyor.

Pokemon Go; hakkında bilgi vermeden önce haberlere değineceğim :) çünkü bence oyunun teknolojik olarak yeni olmasından ziyade ülkemizde yarattığı etki şimdiden daha dikkat çekici olmaya başladı :)
“zasch” isimli yazarın Ekşi Sözlük’te “10 temmuz 2016 pokemon yüzünden gözaltına alınmam” başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle: "biliyordum başıma böyle bir şey geleceğinin. bu pokemon go olayı çıktığından beri arma 3 yapımcılarının araştırma sırasında yunanistan'da hapse girmesi geliyor aklıma, başa gelir diyordum, geldi. "sabah nişantaşı the house cafe'de bir arkadaşım ile buluşalım diye anlaştık. ne zamandır görüşmüyorduk, bir kahvaltı ettik. laf lafı açtı, o da eski gamerlardan. ikimiz de yaşını almış adam olunca işler bu noktaya gelmez diye düşünüyordum ama o da pokemon go hype'ını bolca almış. de hadi pokemon kovalayak dedim. biri öğretmen, biri mühendis iki koca adam. çıktık yola, pokestopmuş, çarizardmış kovalıyoruz. "önümüzdeki gym'i ele geçirmek için elimdeki pokemonlardan birinin tek bir evolve daha görmesi lazım. onun için de yeterli candym yok. profesöre fazlalık pokemonları gönderdim ama yine yetmedi. pokestop bulalım da yeterli candy olursa şu gym'i alalım dedik. pokestop olarak da şişli ilçe emniyet çocuk büro amirliğini gösteriyor. "ulan sıkıntı olur mu vs. derken, çocuk büro amirliği, koca adamı alacak değiller diye bir espri geldi. kafamı s***m ki ben de dalgınlıkla bu espriyi ciddiye aldım. gittim emniyetin önüne doğru. pokestop alanına girdim. baktım candy yok, tam çıkıcam, amına koduğumun zubat'ı spawn oldu önümde. önümde dediysem karakolun önünde nöbet duran polisin dibinde. "yunus idi, hızır idi, yunus idi, hızır idi derken, sessizce yanaşıp kamerayı açtım. poketopu atıyorum, tutmuyo, atıyorum tutmuyo, derken koluma görüş hizamda olmayan bir polis girdi. girdiği gibi de beni sert bir hışımla içeri götürdü. "güler misin ağlar mısınlı bölüm burada başlıyor. 15 dakika, bir art niyetimin olmadığını, aslında fotoğraf çekmediğimi, karakolun üstünde uçan yarasa tipi bir pokemonu avlamaya çalıştığımı anlattım üç polise. ısrarla çektiğin fotoğraflar nerede diyorlar, yahu fotoğraf yok, pokemon var diyeceğim, diyemiyorum... diyemedikçe daha da üstüme geliyorlar."

Neyse ülkemizde resmi indirimi gerçekleştilmeye başlandıktan sonra daha farklı haberler çıkar mutlaka :) Şuanda tablet PC ler ile oynanamayan oyundan kısaca bahsetme gerekirse önce yapımcıların uyarısından bahsetmek gerekiyor özellikle bizim ülke vatandaşlarımız için :) oyun esnasında sürekli etrafta pokemon bulmak için telefon kamerasına odaklanan oyuncular çevresel faktörlere de dikkat etmeleri konusunda uyarılıyor.


Oyuncular, telefonlarındaki uygulamayı kullanarak çevrede bulunan Pokemon'ları saptıyor. Daha sonra telefon kamerasını açan kullanıcılar, "artırılmış gerçeklik" (augmented reality) sayesinde gördükleri Pokemonlara "Poke Topu" ile vurarak onlara sahip olabiliyor.

Oyuncular sahip oldukları Pokemonları geliştirebilirken, diğer oyuncularla da bölgede bulunan 'Gym'lere sahip olmak için savaşabiliyor.


Gerçekten dünyayı birbirine katan oyun bizim ülkemizde ne gibi etkiler yaratacak merakla bekliyorum :)

15.06.2016

13. Türkiye Turnuvaları 2016 – 2017 / “hayvanlar: yaşam ortaklarımız“

FLL


FLL turnuvası şartname açıklandı önümüzdeki senenin teması "hayvanlar: yaşam ortaklarımız" öğrencilerin gelişimleri üzerinde legoların, oyun hamurlarının, puzzleların önemli etkilerinin olduğunu düşünüyorum. Turnuvaya katılacak tüm okul ve öğrencilere şimdiden başarılar :) Şartnameye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


http://www.bilimkahramanlaribulusuyor.org/sezon-dosyalari/

10.06.2016

Konuk Bloggerlar

Merhaba bugün sizlere konuk bloggerlarımdan bahsedeceğim. :)  Hepsi birbirinden yetenekli ve hepsi birbirinden güzel paylaşımlarda bulunuyor. Onalar benim öğrencilerim. :) Takip ederseniz, en azından bir göz atarsanız eminim çok mutlu olacaklardır. Onlar bu arada Kültür 2000 Kolejinin "Yılın Bloggerları" belgesine sahipler.
Aşağıya yaptığımız blogger sohbetlerinin olduğu videoları da ekliyorum keyifli seyirler.

Yağmur Alp blog: http://yagmuralp.blogspot.com.tr/
                             http://yagmurundersgunlukleri.blogspot.com.tr/

Zeynep Yaygın blog: http://kulturzeynep.blogspot.com.tr/

Batuhan Odçıkın blog: http://batuokul2288.blogspot.com.tr/

Nehir Dönmez blog: http://kultur2000nehirindersnotlari.blogspot.com.tr/




1.06.2016

STEM & Makers fest/expo Türkiye 2016 & 2. STEM Öğretmenler Konferansı

STEM & Makers Fest, halkın bilim ve teknoloji ile etkileşime girmesine imkan sağlayan çok yönlü bir etkinliktir. Bu etkinliğin görevi; eğitici, merak uyandırıcı ve heyecanlandırıcı ürünler ve sunumlar ile katılımcıların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarındaki ilgilerini güdülemek ve canlı tutmaktır. Bununla birlikte etkinlik, 7’den 70’e herkesin erişebileceği bilimsel içeriklerle bütünleştirilmiş yüksek eğlence düzeyine sahip çok yönlü STEM ve Maker gösterileri içermektedir.
Etkinlik sürecince katılımcılar bilim insanları, mühendisler, eğitimciler ve diğer uzmanlarla tanışma, konuşma ve etkileşime girme imkanı bulmaktadırlar. Aynı şekilde bilim insanları, mühendisler ve eğitimciler halk ile etkileşime girerek bilimi sevdirme ve bilime özendirme imkanını elde etmektedir.
Bunun yanında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Hacettepe Üniversitesi'nin birlikte düzenlediği "2. STEM Öğretmenler Konferansı" 3-4 Eylül 2016'da düzenlenecektir. Konferansa okulunu bir STEM & Maker okuluna dönüştürmek isteyen öğretmen ve yöneticiler katılabileceklerdir. Etkinlikte atölye, çalıştay, poster, sergi ve dinleyici olarak yapılacak tüm katılımlar ise ÜCRETSİZ olacaktır.