23.12.2015

Bir Küçük YGS Hikayesi :)

YGS

Sınavlar bitmek tükenmek bilmezken, önümüzde kısa ama bir o kadar da eksikleri tamamlamak için yeterli gördüğüm kadar bir zaman kaldı ygs ye… ygs sınavından aldığınız puanlarla eğer benim zamanında yaptığım gibi bir seçim yapacaksanız çok özenli bir şekilde hazırlanmalısınız. Ve tabi lys için güzel bir puana ihtiyacınız varsa da ygs büyük önem taşımakta… Ben biraz neler yaptığımdan bahsedeceğim.

YGS sınavında ek puan ile birlikte 724. Olmuştum ve puanım ek puansız 354, ek puanlı 431 idi. Peki ben nasıl hazırlandım bu sınava? Matematikte hiçbir konu eksiğimin olmadığını belirtip meslek lisesi mezunu olduğumu da ekleyerek çoğunlukla fen ve sosyal çalışmıştım. Uykuyla problemimi bir türlü halledemediğim için (çok erken uykum geldiği için) o yıllarda dershane vardı tabi, ben geç saatlere kadar uykum gelmesin eve gidince hemen yatarım diye dershanede test çözerek vaktimi geçiriyordum. Uyguladığım yöntem şuydu: eksik konularımı yazıyordum o konulara internetten veya kitaptan çalışıp daha sonra birkaç test çözüp yapamadıklarımı öğretmenlerime soruyordum. Ertesi gün diğer dersin eksik konusunu çalışıyordum testini çözüyordum ve bu böyle hafta boyunca devam ediyordu. Hafta sonu deneme ve bildiğim konuları unutmamak adına hem de pratik ve hız kazanmak için test çözüyordum. Diğer haftaya geçiş yaptığım da örneğin bir önceki hafta x dersinin y konusu eksik ve ben onu çalıştıysam sonraki hafta önce x dersinin y konusunu tekrar edip bir iki test çözüyordum, daha sonra x dersinin eksik olan z konusuna geçiyordum. Yani ben günleri derslere bölmüştüm. Örneğin pazartesi günleri hep biyoloji günüydü. Her hafta bir eksik konusunu tamamlamaya çalışıyordum. Daha başka yaptığım çalışmalarda oldu ancak şuan yazıyı uzun tutup sizleri sıkmak istemiyorum ve zaten emin olun en iyi çalışma yöntemi kendini tanıyan bilen öğrencinin kendi için oluşturduğu çalışma yöntemidir. Başarılar…

27.11.2015

Small Basic Basit Örnekler

İnternet de biraz araştırma yaptım da small basic ile ilgili tüm örnekler small basic için hazırlanmış kitap içeriğinden alınmış aynı örnekler ben de dedim eğitim konusunda ki faydayı bilişim öğretmenleri için de belki sağlamış olurum. o nedenle bir kaç örnek yazıp açıklayacağım konu anlatımları internette zaten var.


Sevgilinize jest yapabileceğiniz bir program :)

TextWindow.WriteLine ("kaç kere seni seviyorum yazayım :)")
istek= TextWindow.Readnumber()
If ( istek >=1) Then
  For i=1 To istek
    TextWindow.WriteLine ("seni seviyorum")
  EndFor
  EndIf
Program.Delay(10000)
Program.End()

ilk iki satırda istek alınıyor. istek eğer 1 ve 1 den fazla ise istek kadar seni seviyorumu ekrana yazdırır. Program.delay dediğimiz kısım ise programın 10 saniye süre ile açık olacağını gösterir sonra kendisi kapanır.

Yine çok basit bir 90 derecelik açı için kenar ölçüsü bulan program a kare = b kare + c kare formülü kullanılmıştır.

TextWindow.writeLine("90 derecelik bir üçgenin kenar ölçülerini hesaplayalım")
TextWindow.WriteLine("90 derecenin karşısındaki kenarın ölçüsünü biliyorsan 1e bilmiyorsan 2ye bas")
secim=textwindow.ReadNumber()
If (secim=1) Then
  TextWindow.writeLine("1.kenar ölçüsünü giriniz")
  b= TextWindow.ReadNumber()
  TextWindow.writeLine("90 derecenin karşısındaki kenar ölçüsünü giriniz")
  a= TextWindow.ReadNumber()
  sonuc= Math.SquareRoot((a*a)-(b*b))
  TextWindow.writeLine ("2. kenar ölçünüz="+ sonuc)
  endif
  If (secim=2) Then
   TextWindow.writeLine("1.kenar ölçüsünü giriniz")
  c= TextWindow.ReadNumber()
  TextWindow.writeLine("2. kenar ölçüsünü giriniz")
  d= TextWindow.ReadNumber()
  sonuc1= Math.SquareRoot((c*c)-(d*d))
  TextWindow.writeLine ("90 derecenin karşısındaki kenar ölçünüz="+ sonuc1)
EndIf
Program.Delay(10000)
Program.End()

En basiti hatta ilk program ortalama hesaplayan programdır :)

TextWindow.WriteLine("1.sınav notunuzu giriniz")
sinav1= TextWindow.ReadNumber()
TextWindow.WriteLine("2.sınav notunuzu giriniz")
sinav2= TextWindow.ReadNumber()
TextWindow.WriteLine("3.sınav notunuzu giriniz")
sinav3= textWindow.ReadNumber()
ortalama= (sinav1+sinav2+sinav3)/3
If (ortalama < 50) then
  GraphicsWindow.ShowMessage("kaldınız","ortalama")
EndIf
If (ortalama >= 50) then
  GraphicsWindow.ShowMessage("geçer","ortalama")
EndIf
If (ortalama > 90) Then
  GraphicsWindow.ShowMessage("başarılı","ortalama")
EndIf
Program.Delay(10000)
Program.End()

Bu da stok sayan program dedim ismine ancak siz bu kodları kullanarak bambaşka programlar yazabilirsiniz...

stok=60
TextWindow.WriteLine("nekadar harcama yapıldı=?")
harcama1 = TextWindow.ReadNumber()
yeni_stok= (stok-harcama1)
TextWindow.WriteLine("kalan stok sayısı=" + yeni_stok)
start:
If ( yeni_stok>0) Then
  TextWindow.WriteLine("nekadar harcama yapıldı=?")
  harcama2= TextWindow.ReadNumber()
  yeni_stok= (yeni_stok-harcama2) 
  TextWindow.WriteLine("kalan stok sayısı=" + yeni_stok) 
Goto start
EndIf

İyi dersler sevgili meslektaşlarım :)


24.11.2015

24 Kasım Öğretmenler Günü


Değersiz olduğunu hissettiğin hiç bir işi yapmamalısın... Bu çalışma hayatı olabilir özel hayat olabilir veya bambaşka bir şey... Her öğretmenler günü geldiğinde insanın içinden mesleğini uzuuuunnnn uzun anlatası, tatillerinin bol olmasından başka nasıl bir özelliktedir bu meslek yazasım da yazasım geliyor ancak hiç yazmıyorum. Çünkü yazarsam ben kendim değersizleştirmiş olurum mesleğimi, başlarsam eğer cümleme eskiden öğretmenlik.... diye saygınlığımı yitiririm. Bugün benim günüm, benim öğretmenlerimin günü, sizlerin öğretmenlerinin öğretmenler günü. Benim önceliğim Başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk... Açtığın yolda gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime and içerim. Öğretmenler Günü Kutlu Olsun.

Geçen yılki öğretmeneler günü yazımı okumak için: http://ozgece-egitim.blogspot.com.tr/2013/11/xin-hikayesi-24-kasm.html

23.11.2015

Sosyal Medya Etkin Kullanımı

Herkese merhabalar şimdi bu yazıya başlarken bile kendi kendime reklam mı oluyor insanlar okuyunca ne düşünür zaten sayfanda instagram butonu var diye diye düşünerek başladım ama gerçekten çok heyecanlı olduğum ve bu yaptığım çalışmanın çok daha büyük bir kitleye ulaşmasını istediğim için buraya da yazmak istedim sonuçta benim blogum ve istediğim her konu hakkında yazarım değil mi :)
İnstagram gerçekten çok büyük çok aktif doğru kullanan için verimli bir mecra... para kazanan moda sayfaları, makyaj önerileri, kitap okumaya teşvik eden sayfalar daha nicesi... Öncelikle şu az önce dediğim doğru kullanımın altını çizmek istiyorum çünkü komik bir şeyler okuyayım diye takip ettiğim bir sayfanın son 10 paylaşımı zayıflama ürünleriyse asla ve asla takip etmiyorum. Bu diğer hesaplar içinde geçerli... ben gerçekten birilerine yardımcı olabilmek için ve bunun geri dönüşünü sadece öğretmenim dediğinizi yaptım ve sonuç olumlu oldu olarak alabilmek için bir sayfa oluşturdum. Peki neler var bu sayfada şimdilik okuduğum kitaplar günün sözleri var ilerleyen zamanlarda sınav öncesi hazırlık aşaması için küçük tüyolar faydalı bilgiler olacak şimdilik biraz daha aktif öğrencilere ihtiyacım var. Bu aktif öğrencinin de illaki teog ygs lys sınava hazırlık öğrencisi olmasına gerek yok herhangi bir eğitim alan kişide olsanız yinede öğrenensiniz dolayısıyla öğrencisiniz :) ben herkese elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum umarım sizlerle de  yolumuz kesişir ve ben anlamlı bir şeyler yapabildiğim için mutlu olurum.

sosyal medyasosyal medya



18.11.2015

TEOG

TEOG

LGS? OKS? TEOG? çok karışık ortalık...

Anadolu lisesi
Fen Lisesi
Öğretmen Lisesi
Burslu Özel Okullar
Anadolu Meslek Lisesi
.
.
.
.
.
.

Sınav sınav sınav diye bıktığınızı biliyorum ancak bu Türkiye'nin gerçeği... Ne yaparsak yapalım kurtulamadık. Yeni yeni sınav sistemleri yeni yeni eğitim sistemleri... Herkes ne bildiğini neyin olması gerektiğini de şaşırmış durumda. Ya bu ülkede gitmiyor bu düzen ya da bilmiyorum neden olmuyor bir şeyler...
Aslına bakınca benim bile her yerde bangır bangır savunduğum açık uçlu sorular sormak çocuğun algısına müdahale etmek, sınavda açık uçlu sorular sorulacak üst düzey yetenekleri ölçülecek klasik sorularda olacak denilince direkt devreler yanıyor. Kim bakacak bu sınavlara? Nasıl değerlendir? gibi gibi gibi... veya portfolyo hazırlanması hem sosyal aktiviteler hem kültürel gelişimin toplandığı bir şeyler yapılacak denildiğinde ürküyoruz birilerine torpil mi olacak diye... Sınav oluyor sorular veriliyor mu diyoruz... Gerçekten çok zor bu ülkede öğrenci olmak oysa bence hayatın en güzel zamanları okullarda geçiyor. Çıkarsız arkadaşlıklar, oyunlar, üç ay tatiller, kar tatilleri, o tatili bu tatili çok güzel değil mi sizce de? Doyasıya yaşayamıyoruz ki... İnsanlar değerini bil diyor öğrenciyken düşünüyorsun sınav sınav sınav nesinin değerini bileceğim sonra mezuniyetler arka arkaya gelince diyorsun evet gerçekten değerini bilmek lazımmış... Neyse sonuç olarak sistem bu... Sizlere diyeceğim şu ki her sınav aslında sınava girmeden kazanılır. Önemli olan öz güvendir. Sen elinden geleni yaptığına inanıyorsan eğer emin ol zaten başarılı olacaksın. Benim sanırım burada her akşam konuları tekrar et soru çöz dememe gerek yoktur. Çünkü bunu sen zaten biliyorsun bilmesen bile öğretmenlerin her gün diyordur. Ben onlara ek olarak kendine İNAN diyorum. Sen başarırsın çünkü sen inandın çalıştın. Olmazsa da sakın üzülme çünkü sen elinden geleni zaten yaptın... Bil ki telafisi var...  Her zaman her şeyden önemli olan sadece sensin sen değerlisin ve biriciksin bunu sakın unutma... Başarılar.

6.11.2015

Etkili Ders Çalışma Yöntemleri

Aslında ders çalışma yöntemi tamamen kişisel bir şey olmuş olmasına rağmen çalışkan birilerinin ders çalışma yöntemlerini sormak, onları uygulamaya çalışmak sanırım öğrencilerin kolayına gelmekte... Ders çalışma yöntemi neden kişiseldir çünkü kişi önce kendini tanımalı ve en önemlisi nasıl daha kalıcı öğrenebildiğini fark etmelidir. Bu aynı zamanda kişisel gelişiminiz içinde çok faydalı olacaktır.

Ön bilgilerin ne kadar önemli olduğu, öğrenme sürecinde zaten tüm eğitimciler tarafından bilinir ve söylenir.. Öğrenciler içinse derse gitmeden önce işlenecek olan derse göz atmak hep zor gelmiştir. Peki nasıl yapacağız?

Naçizane kendi çalışma yöntemlerimden bahsedeceğim sizlere... Biliyorsunuz eğitim öğretmen dahi olsanız bitmiyor. Tabi ki bir çoğunu bende ilkokulda uygulamıyordum veya belki bir çoğunu ortaokulda lisede uygulamıyordum zaman geçtikçe kendini tanıdıkça oturuyor sanırım bazı şeyler. Umarım bu yazı ile sizde de bir şeyler oturur ve uygulayıp faydalanma imkanına sahip olursunuz.

Öncelikle bu arkadaştan kurtulalım:) Bu tamamen kendini kandırma gibi bir şey...
Etkili Ders Çalışma Yöntemleri










  1. En önemlisi ben öğrenirken, daha önce bir yerden duyduğum veya kıyısından köşesinden bildiğim şeylere daha fazla dikkat kesildiğimi fark ettim. Bu sebepten dolayı her şeye önceden hazırlıklı olmaya çalışırım. Bu bir ders ise kitaptan bir sonraki dersin konusuna bakarım. İngilizce ise bir sonraki ünitenin bilmediğim kelimelerin anlamlarına bakarım. Bu bir görüşme ise görüşeceğim kişi hakkında araştırma yaparım ilgi alanları nelerdir benim bilmediğim bir alanla ilgili midir eğer öyleyse o konular hakkında bir kaç araştırma yaparım.
  2. Teknoloji çağındayız ve bir bilgisayar öğretmeni olarak bunu da etkili bir yöntem olarak buraya eklemek istedim. Benim neredeyse bilmediğim şarkı yoktur. Eski yeni o bu ne varsa ezberimdedir. Hatta ortaokulda bir gün sanırım tarih dersindeydik öğretmenime hocam siz albüm yapsanıza demiştim. Öğretmenim de sesini güzel bulduğumu düşünerek herhalde bana gülümsedi neden bakalım? dedi bende dedim ben bunların hepsini unutuyorum hocam bir albümde toplarsanız dinler dinler ezberlerdim hepsini demiştim :) şimdi ise ya hala büyümedim yada gerçekten ben haklıyım çünkü İngilizce kelime ezberlemek için kendi sesinizi kelimeleri söyleyip kaydeder dinlerseniz veya İngilizce seslendirilmiş kitapları dinlerseniz emin olun faydası olacaktır. 
  3. Şimdiki önerim lise veya üniversite öğrencilerine az çok ertesi günün dersini biliriz. Çoğu öğretmen kitabı takip eder. Siz eğer evde ertesi günün dersini kendiniz çalışıp önemli gördüğünüz yerleri siyah kalemle derste de öğretmenin üzerinde durduğu yerleri kırmızı kalemle çizerseniz hem bir karşılaştırma hem bir pekiştirme hem de öğretmenin üzerinde durduğu yerleri görerek sınav için size faydalı olmuş olacaktır. Bakarsınız sizin önemli gördüklerinizle öğretmenlerinizin önemli gördükleri aynıdır sınav zamanı herkes çalışmaya çalışırken sizler yatarsınız :)
  4. Üniversite veya yüksek lisans derslerinde eğer hocanız konuyu hızlıca anlatıyor not almakta zorluk çekiyorsanız da yine hocaca dersi anlatırken ses kaydı alıp evde not haline getirirseniz oldukça faydalı bir sonuç elde edersiniz.
  5. Eğer sözel ağırlıklı bir bölümünüz varsa yürüyerek okuma yapmakta oldukça etkilidir.
  6. bu söyleyeceğim mecburi değil hepiniz bilirsiniz ancak uygulamazsınız biliyorum ancak görebileceğiniz her yere renkli kağıtlarla öğrenmek istediğiniz şeyleri asarsanız ister istemez göz göre göreeee öğrenmiş olacaksınız.
NOT: Daha bu yöntemlere nicesini ekleyebilirim veya siz bunların hepsini bir arada kullanabilirsiniz. Ancak hem eğitim sitemimizin hala ezbercilik üzerine olmasından ve sınav sisteminden kaynaklı hemde bizim hamurumuzda ezberlemek yattığından sınavdan sonra biz her şeyi beyinden sileriz. Ancak amaç ezberlemek değil kalıcı öğrenmeyi sağlamaktır. Bu sebeple ne yazık ki beyin tekrarlamadığı konuları veya günlük hayatta kullanmadıklarını bir süre sonra hatırlanmaz hale getirebilir. Sık tekrar yapmayı sakın unutmayın ne yazık ki beyinmiz bu konuda çok nankör. Hepinize iyi çalışmalar.

14.10.2015

Öğretim Stratejisi


Scamper


Bilindiği üzere öğretim stratejileri hep bilinir ama hiç uygulanmaz J Klasik öğretim yöntemleri yani öğretmen odaklı olanlar hep daha kolaya gelir ve uygulanır. Akıllı tahtaların okullarımıza gelişiyle birlikte biraz daha öğrencilerin görsel zekâlarına hitap eder olduk ama en çokta bizim işimizi kolaylaştırdığı için sevdik bu teknolojiyi. Yıllar boyu hazırladığımız slaytların üzerlerinde oynamalar yaparak öğretmenliğimizi tamamlayabileceğiz diye sevindik J
Ben bugün böyle düşünmediğini düşündüğüm çocukların algısına müdahale edebilen “açık uçlu” sorularda haberi olan çocukları ezberlemeye değil düşünmeye yönelten sevgili meslektaşlarım için bir öğretim stratejisinden bahsetmek istedim.

SCAMPER
S: Substitude (Yer değiştirme)
C: Combine (Birleştirme)
A: Adapt (Uyarlama)
M: Modify, Minify, Magnify (Değiştirme, küçültme, büyütme)
P: Put to other uses ( Başka amaçlarla kullanma)
E: Eliminate (Yok etme, çıkarma)
R: Reverse, Rearrange (Tersine çevirme ya da yeniden düzenleme)

Yer değiştirme: Olayımız çok basit burada düşündürmemiz gereken en önemli şey bir nesnenin yerini başka bir nesne tutabilir mi? Veya bir nesne yerine başka bir nesne kullanılabilir mi?
Birleştirme: Burada da olması gereken bir nesne başka nesnelerle birleştirilebilir mi? Veya başka nesnelerle kullanılsa daha işlevsel olabilir mi?
Uyarlama: Burada da bir nesne nasıl daha işlevsel olabilir? Veya bu nesne başka malzemeler kullanılarak yapılabilir miydi?
Değiştirme, küçültme, büyütme: Nesnemiz farklı renk veya biçimde olsa ne olurdu? Daha büyük ya da küçük olsa ne olurdu?
Başka amaçlarla kullanma: Nesne başka hangi amaçlarla kullanılabilirdi veya kullanılabilir? Başka hangi alanlarda kullanılabilir?
Yok etme, çıkarma: Bu nesne tamamen olmasaydı ne olurdu? Veya bu nesnenin bir kısmı yok edilse ne olur?
Tersine çevirme, yeniden düzenleme: Bu nesneyi sen tasarlasaydın nasıl yapardın? Nesnenin hangi kısmını değiştirmek veya ekleme yada çıkarma yapmak isterdin?

Gibi sorularla aslında bildiğimiz beyin fırtınasının bir başka biçimidir. Umarım faydalı olmuştur.

2.10.2015

Kodlama Gerekli mi?

kodlama

İngiltere’de Bilişim alanında önemli çalışmaları bulunan akademisyen Yasemin Allsop’un bir röportajını okudum. Avrupa Birliği'nin kodlamayı, okuma ve yazma öğrenmek kadar önemli gördüğünden bahsediyordu. Bilişim teknolojileri öğretmenleri olarak bizler uzun zamandır twitterdan kadro istemekle meşgulüz. Bırakın bu dersin önemli olduğunun anlaşılmasını bilgi işlem memuru olarak çalıştırılan Eğitim Fakültesi mezunu öğretmenlerimize hakaret gibi geliyor bana… Ders saati sayısına göre çalıştığınız kuruma fayda sağlamaktan bahsetmiyorum. Bende aynı işi yapıyorum kurumuma her türlü teknolojik konuda yardımda etmeye çalışıyorum bundan son derece keyif alıyorum ancakkkk demeye çalıştığım şu ki teog da veya ygs de veya lys de sınav sorusu olarak bu dersten yararlanılmıyor diye sen öğretmenini hiçe sayamazsın.
Sınavlar kaldırılsın, çocuklar sınava yönelik eğitimle, ezbercilikle okullardan mezun oluyorlar diye neredeyse tüm eğitimciler hem fikir ve şikâyetçiyken ben bizim ülkemizdeki değerlerin hiçe sayılıyor olmasını şiddetle kınıyorum. Sorsan bilgisayardan anlayan sayısı birkaç kişiyi geçmez, bizler hem formasyon derslerini görüyoruz hem bilgisayar hem eğitim teknolojisi, üstelik çoğumuz meslek lisesi bilgisayar bölümünden mezunuz birde benim gibi iki yıllık programcılıktan mezun olup birde öğretmenlik okuyanlar var ama gel gelelim sınavda soru çıkmıyor o yüzden sen ayrı bir yerdesin….İngiltere, 5-16 yaş grubuna yazılım eğitimini 2014’de resmen başlatmış. Eğitim Bakanı Michael Gove bu girişimi “Başkasının yazdığı programı kullanacağına, kendi programını yazmayı öğrenecek” diyerek açıklamış. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın Kodlama dersinin ilk ve ortaokullarda seçmeli, liselerde zorunlu ders olarak okutulması için Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) resmen başvurduklarını açıklamış bu konuda MEB in kararının ne olacağı merak konusu olmuş. Ben size söyleyeyim eğer kod yazmak kod öğrenmek algoritma ile çocukların zeka gelişimine katkıda bulunulması konusunda hem fikir olunsa da bu ülkede eğitim sistemi bu sınav sistemiyle yürüdükçe ve sınavlarda bu alandan soru çıkmazsa bizim çocuklarımız öğrenemez bizim ailelerimiz bu dersi dersten saymaz bizim yöneticilerimiz de yaklaşımlarını değiştirmezler.

30.09.2015

Okullar Açıldı



okullar açılıyor


Okullar sonunda açıldııı... Biraz bilgilerimizi güncelleyelim. Neler yapmak faydalıydı, neler yanlıştı bir düşünelim baştan… Öncelikle geçmiş yıllarda girdiğiniz bir sınıfı bu senede görmeye devam edecekseniz sakın ola ki çocukları bir sene öncesine göre değerlendirip ona göre bir yol izlemeye kalkmayın yapabileceğiniz en büyük hatalardan biri emin olun bu olacaktır. ŞÖK toplantılarında öğrenci resim veya isimlerinin yanlarına derslerine giren öğretmenlerimizin yazdıkları yorumları çocukları etiketlemelerini gördükçe içim acıyor. Birine yazmışlar tembel birine yazmışlar haylaz dersi dinlemez derste aktif değil vs. yapmayın sayın meslektaşlarım bunları… Tembel çocuk yoktur. Üstüne basaaaaa basaaaaaa söylüyorum tembel çocuk yoktur. Ders çalışma yetisini kazandıramamış öğretmen, onun hayata bakış açısına dokunamayan öğretmen, aile ile işbirliği içinde çalışma yapmamış öğretmen vardır. İngilizceyi hiç sevmeyen bir öğreniciniz olsun, ama futbola müthiş ilgisi olsun… Çocuğa izletsen yabancı maçları bak korneri, şutu anlayabiliyormusun anlatımdan ne kadar çok bizimle aynı kelimeler var başka futboldaki İngilizce kelimelere bakalım mı desen yakaladın zaten çocuğu yeter ki yaklaşmasını bilin bu sadece çok kolay bir örnek daha neler yapılır neler….
Geçen sene nöbet tuttuğunuzda nöbet tuttum deyip fazladan teneffüs yapıp derse geç girip öğrencinin hakkından 10 dk 10 dk çalmayacaksınız değil mi? Yada sınıf defterini 10 dk da imzalayıp dersi de 10 dk erken bitirip çocukların en çok ders başında ve sonunda anlatılanı aklında tuttuğu gerçeği varken ondan bunu esirgemeyeceksin öyle değil mi? Yapmazsınız yapmazsınız….
Bir de faydalı olanlardan bahsedelim “bireyselleştirilmiş eğitim”… Hazırbulunuşlukları, ön bilgileri vs. hepsine göre bir öğretim planlamak, kişiye göre öğretim gerçekleştirmek ve balıktan ağaca tırmanmasını beklememek faydalıydı öyle değil mi?
Lütfen bu sene diğer senelere göre en istekli olduğun, en hevesli olduğun, çocuklar için heyecanlandığın bir sene olsun olur mu? Çünkü çocuk demek gerçekten ”gelecek” demek.


   Hepimize yeni eğitim öğretim yılı hayırlı olsun…

10.09.2015

Sosyal Üzgüncüler

Son zamanlarda ülke olarak gerçekten çok zor günler yaşıyoruz. Etrafıma baktığımda hayat herkes için aynı seyrinde devam ediyor benim hayatım bile.... Bazı şeylere kafayı yorunca gerçekten anlam veremiyorsunuz sizin anlam verip, isyan edip, düşündüğünüz, kızdığınız şeyler de bir süre sonra sen düşünüyorsun da koca devlet düşünemiyor mu? başka işler var bu işlerin içinde diyorsun demesine de ne olacak o canını kaybeden anneler, babalar, kardeşler, eşler? Geride kalana hayat bundan sonra nasıl geçer diye düşününce benim için gerçekten sözün bittiği yer o nokta oluyor... Allah ölümünde sıralısını hayırlısını versin derler ya herhalde bu da öyle bir şey...
Şimdi başka bir konu var ki biz bu sosyal medya kullanıcıları nereye gidiyoruz ya acaba? Bu ünlülerin fotolarının altına o kadar şehit var neden yazmıyorsun yas tutmuyorsun diyenler kim ya gerçekten? Ben cidden artık bu insanların bu iş için çalışan insanlar olduğunu düşünüyorum yoksa kim oturur da bakıyım şu ünlü yas tutmuş mu yok tutmamamış hemen yorumumu yapıştırayım diye düşünür????? Kim bu insanlar bu ne saçma şeydir ben anlamıyorum sen yastaysan orada ne işin var? bir de bişey çıktı "paylaşıyorum acısını" ya sen nasıl paylaşabilirsin o acıyı arkadaşım??? Ateş düştüğü yeri yakar diye bilirim ben senin acısını paylaştığın insanlar instagram da mı geziyor sanıyorsun???? zerresini paylaşamazsın arkadaşım ben sana çok net söylüyorum pay la şa maz sın.... Hadi sen git gez fotoğraf çekil bir kenarda sakla, medya şehitlerden bahsetmeyi bıraktığında patır patır orada burada gezme, yeme içme keyfi diye fotoğraflarını paylaş... Herkes kendi işine baksın. Kimse sosyal medyada abuk subuk işlere kalkışmasın bırakın herkes bildiği gibi yaşasın... Eskiden sosyal medya yokmuş herkes GERÇEK acısını yaşayıp GERÇEKTEN acıları paylaşabiliyormuş... Hadi bakalım sen simdi siyah foto koy ve o ailelerin içi parçalanırken gez toz eğlen hayatına bak....

3.09.2015

Börekte Yaparım Kariyer de :)

kariyer


Son günlerde gündemimiz baya yoğun yine... İki önemli konumuz var birincisi börek yapmayı biliyor muyuz? İkincisi Sayın Demet Akalın kızını neden okula göndermemeyi düşünüyor?

Yıllarca çocukta yaparım kariyer de dedik durduk. Neden çünkü okumaya başlayan kadınlarımız, ekonomik özgürlüklerini ellerine aldıkların da eşlerinin egemen olduğu yaşam tarzından uzaklaşıyor, evlilikler çabuk tükeniyor, tahammüller azalıyor... Kadınların başarıları neden hep böyle değerlendirilir de erkekler para kazandıkça ne gibi evrimler geçirdiği hiç tartışılmaz anlamam. Neyse cinsiyetçilik değil değil mi mevzu aman olmasın... Zaten çok paraların da okumuş kültürlü, kendini geliştirmiş insanlar da olmadığı piyasalara baktığımızda ortada. Peki, nedir bu eğitimin önüne geçilmeye çalışıma çabası? Bizler bir kaç işi bir arada yapamıyor muyuz acaba? Okuyarak çok para kazanılmaz, evlenip çocuk yapıldığında iyi bir kariyerin olmaz, evlendiğinde eğitim hayatın biter, her ne yapacaksan evlenmeden önce yap yüksek lisansıda yap evlenince yapamazsın vs. Olur gayette olur korkmayın... Sen eğer gitmen gereken yola, gitmen gereken kişi ile çıktıysan eğer her şey olur... Okulda olur, iş de olur, eğitim de olur, börekte olur. Veya börek olmasa da olur... Aç kalmayın yeter :) Müslüman kadınlarımız yeter ki eğitilsin (bu eğitilsin de her neyse artık kendilerini geliştirsinler okusunlar öğrensinler öğrenmeyi öğrensinler denilmek isteniyor burada yanlış olmasın :)), ekonomik özgürlüğü olsun, muhtaç olmasın, gerici olmasın her şey olur.

Demet Akalın yaptığı açıklamada, çocuk sahibi olunduğunda insanın farklı bir boyuta geçtiğini bu sebepten dolayı çocuğunu okula göndermeyi düşünmediğini, evde eğitim aldırmayı düşündüğünü söylemiş... Bildiğim kadarıyla zor çocuk sahibi olmuş ve kızında da bir takım sağlık sorunları çıkmıştı. Çocuk sahibi olmak, öncelikle gerçekten çok fazla fedakârlık ve kendinizden önce düşündüğünüz biri demek... Gözün gibi bakıyor, belki gözünden sakınıyorsun çocuğunu da ama hangi anne ister çocuğuna zarar gelsin? Seninki "çocukta" bizler neydik acaba geldik bu günlere bu yaşlara düşe kalka :) Şakası bir yana bu işin tamamen psikolojik olduğunu düşünüyorum. Yoksa "çocuk" adı üstünde "çocuktur". Ve bana bir annenin çocuğuna yapabileceği en büyük kötülükmüş gibi geliyor çocuğun arkadaşlarıyla koşup oynama, teneffüse çıkma, düşme kalkma hakkını elinden alması... Çocuklar düşe kalka büyür lafına çok katılıyorum... Çocuğunu sürekli koruyan, onu bir fanus içinde yaşatmaya çalışan aileler bir süre sonra kendi kararlarını veremeyen, herkesin kendi yetiştiği şartlarda yaşadığını düşünen, ülkede yaşananların, diğer çocukların hayatlarını anlamayan bir birey yetiştirmiş olurlar. Her şeyi tabi ki gösterip eğitimini verebilirsiniz hatta belki gerçekten çok başarılı olur... Ama çocuk yaşıtları bir yere gidip gelirken, televizyonda etrafında gördüğü öğrenciliği yaşamadan nasıl yetişir bilemedim... Tamda 7'li yaşlarda başlar ekip ruhu plan yapma yetisi ve daha birçoğu... Şunu bilir şunu söylerim öğrencilik en güzelidir. Hele de ilköğretimler çıkarsızdır arkadaşlıklar, paylaşımlar, yerden yüksek oynamak güzeldir mesela tabletten, lastik atlamak faydalıdır internetten, bırakın düşsün çocuğunuz dizi acısın yoksa hayat ilerde başka şekillerde acıtır insanı ama telafisi olmaz ne yazık ki... Benim naçizane düşüncem bu yöndedir. 

24.08.2015

Tatil Okulu

Herkesin bu dilinden düşürmediği okulların geç açılması konusunda bende birkaç şey yazayım dedim. Tüm gazetelerin eğitim kısımlarına bakıyorum herkes eğitim sistemini kötülüyor tatillerin çok fazla olduğundan daha bunun kar tatili sömestrı olduğundan bahsediyor. Açıkçası ben tatil bekleyen tatili bu kadar benimsemiş bir millet varken ne biçim eğitim sistemi bu demeye bile utandım. Öğretmenler müfredat yetişmeyecek diye yanıp tıp tutuşurken bir yandan kaç hafta daha tatiliz diye bakıyor yada tatil yeri. Öğrenciler mutlu onlara tatil veren herkesi çok seviyor. Veliler de mutlu... Şimdi bu durumda gel de eğitimi eleştir gel de tatilden arta kalan zamanda eğitim yapılıyor bu ülkede de bakalım... İsyan eden olmadı dershaneler kapatıldı her sene bir sistem değişiyor çocuklar gelecek kaygısında, önümüzde seçim var kriz var ama kriz var diyene beddualar yağdırılıyor yok deniliyor. Ülkede her şey normal eleştirmek yine bol keseden oldu herhalde... Çocuklar mutlu deniliyor çocuklar tabi mutlu olacaklar sen onlara öğrenmeyi öğretmedin ki öğrenmeyi araştırmayı kendini geliştirmeyi aşılamadın ki habire verdin ezberi verdin ezberi... Neyse herkes eleştirmek için eleştirisini yapıp hiç kimse bu nasıl bir eğitim sistemi diye ayaklanmadıysa bizde iyi dersler yerine iyi tatiller deriz... Çok para lazım çoooookkkkk turizm hareketlensin... Eğitimde olduğu kadar olmadığı kader....